Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3. Türkiye Gençlik Zirvesi’ne katıldı

3’üncüsü düzenlenen Türkiye Gençlik Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Şimdi, Bay Bay Kemal, Sayın Putin’e saldırıyor. Rusya’ya saldırıyor. Kılıçdaroğlu, Biden Erdoğan’ın yenilmesi lazım kaydını düştü. Ailece görüşmelerimiz de vardı. Ama sen Putin’e saldırınca kusura bakma buna ben de eyvallah etmem. Çünkü Rusya’yla olan bizim münasebetlerimiz şu anda Amerika’yla olan münasebetlerimizden geri değil. Dış ticaret hacmine baktığımız zaman onunla olan dış ticaret hacmimiz Amerika’dan daha fazla ama Bay Bay Kemal sen devlet yönetimi nedir bilmezsin. Anlamazsın. Biz devlet yönetiminin ne olduğunu biliriz ama sen bunları öğreneceksin. Fakat o fırsat da gelmeyecek sana. ” dedi.

Türkiye Gençlik STK’ları Platformu tarafından Türkiye Gençlik Zirvesi (TGZ) düzenlendi. İstanbul Kongre Merkezi’nde 3’üncüsü gerçekleşen zirvenin bu yılki teması Güçlü Yanım Türkiye olarak belirlendi. Zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra zirvede Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, AK Parti İstanbul İl Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, Dünya Etno spor Konfederasyonu Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan da yer aldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşması öncesi TGZ Ödülleri’ni sahiplerine takdim etti.

“BU GENÇLİKLE PAZARA KADAR DEĞİL, MEZARA KADAR YÜRÜYORUZ”

18-30 yaş aralığındaki gençlerin katıldığı zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Buradan sizlerin aracılığıyla ülkemizin ve gönül coğrafyamızın dört bir yanındaki gençlerimize selamlarımı iletiyorum. Konuşmamın bundan sonraki kısmına geçmeden, şu muhteşem salonun yapımını şöyle birkaç cümleyle ifade etmek istiyorum. Burası belediye başkanlığım döneminde yapıldı. Bunun üstünde İstanbul’un o zamanki tek tiyatro salonu vardı. Yanılmıyorsam 150 kişilik bir salondu. Dedim ki biz burayı da yıkacağız, daha mükemmelini, daha büyüğünü yapacağız. O zaman sözde sanatçılar başladılar nutuk atmaya. Yıkar, yapmaz dediler. Dedim ki sadece o değil, bir de İstanbul’un en büyük kongre merkezini yapacağız. Biz, şu gördüğünüz yerin otoparkları da dahil 40 metre yerin altına girdik. Tabi, o zaman bu işi yüklenen firma otoparklarıyla beraber 40 metre yerin altına girerek İstanbul Kongre Merkezi’ni yaptı. Fakat bu salonun olduğu yer yaklaşık 20 metre derinliğinde. Altta otoparklar var. Burası da 3 bin 800 kişilik bir salon olarak yapıldı. Fakat buralar yapıldıktan sonra bu belediye başkanı burayı yaptı, teşekkür ederiz de diyemediler. Şimdi o sözde sanatçı diye geçinen müsveddeler, şimdi de aynı şekilde hakaret etmeye devam ediyorlar. Bunların hayatında inanın bu ülke için çivili bir ağaçları yok. Sadece ahlaki olmayan görüntülerle, para kazanmaktan başka hiçbir özellikleri yok. Şimdi pazara gidiyoruz, onlar ise her türlü yalan dolan, şunlarla bunlarla, yine hakarete devam ediyorlar. Varsın onlar hakaret etsin ama biz, şu anda karşımda gördüğüm gençlikle pazara kadar değil, mezara kadar yürüyoruz” diye konuştu.

“BU MUHALEFET NEDEN BAYKAR’A SALDIRIYOR?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son olarak 2 yıl önce sizlerin temsilcilerini Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ağırlamıştım. Zirvemizin 3’üncüsünde sizlerle tekrar kucaklaşmak, benim için ayrı bir bahtiyarlıktır. Her birinize coşkunuz, ahde vefanız, salonlara sığmayan heyecanınız için teşekkür ediyorum. Bizi daha fazla koşturmaya sevk eden güç şu tablodur, bu güçtür. Bizi daha fazla çalışmaya teşvik eden aşk, işte budur. Bize gerektiğinde yedi düvele meydan okutan cesaret budur. Sizler bizim yanımızda sağlam durdukça Allah’ın izniyle kimse bileğimizi bükemez. Rabbim hepinizden razı olsun. Güçlü Yanım Türkiye teması altında yapılan çalışmaların ve yürütülen projelerin gençlerimizin önünde ufuklar açacağına inanıyorum. Ülkemizin güçlü geleceğine katkı sağlayan ve bu sene kültür, sanat, bilim, spor ve teknoloji alanlarında ödüle layık görülen kardeşlerimizin hepsini tebrik ediyorum. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sizlere gereken desteği vereceğiz. TEKNOFEST gençliğinin yetişmesi yolunda gayret gösteren tüm kurum ve kuruluşlarımızın yanında olacağız. Gümbür gümbür gelen bu gençliği TEKNOFEST’in 7’ncisinde gördük. Bilime, teknolojiye, araştırmaya, sorgulamaya meraklı, ülkesini ve milletini seven 2 buçuk milyonu aşkın genç TEKNOFEST’te adeta akın etti. Gençler, bir şeyi söylemem lazım. Henüz başbakan olmadım, o sıra, seçimleri kazanmışız. Ben de Avrupa’yı dolaşıyorum. Bu arada oğul Bush’u randevu istedim. Ziyaret ettim, Amerika. Kendilerine dedim ki bize İHA, SİHA verecektiniz, terörle mücadele ediyoruz. Bize İHA verdiler ama iki günlüğüne geldi. O zaman dünürüm Özdemir Bayraktar, fevkalade bir insandı. Adımını attı. İşte bugünkü İHA ve SİHA’ların kuruluşunu başlattı. Hani bazı sahtekarların ifade ettiği gibi devletten kredi, arsa, arazi, böyle bir şeyi asla almadı, almaz. O zaman benim dünürüm değildi, dava arkadaşımdı. Daha sonra kendisine şunu söyledim. Özdemir ağabey bak, biz bu tür yatırımları yapanlara devlet olarak destek veriyoruz, gel sen de bu imkanlardan istifade et. Yok dedi almam. Kendisi, kendi arsası, arazisi üzerinde ilk adım olarak İHA’ların kuruluşunu yaptı. Beyin olarak farklı beyindi. Benim de siyasette eski arkadaşımdı. Beraber yol yürüdük, sonra evlatlarıyla, hanımla birlikte, yenge hanım da muhasebeden anlayan bir insandı. Adımı attı ve İHA’yı yaptı. Yetmez, SİHA’nın da adımını attı. Bu arada da Selçuk Bey de bizim damadımız oldu. Tabi bütün bunlar gerek baba gerek çocuklar, cins beyinlerdi. İş yürürken, İHA, SİHA, yetmedi, Akıncı, o geldi. Yurt dışı siparişler de gelmeye başladı. Devlet bankalarından diğerlerinden bu noktalarda kredi asla almadı. Akıncı yapıldı, arkadan yeni bir adım Kızılelma oldu. Bunlar insansız savaş uçaklarıydı. Hele Kızılelma, şu anda testleri yapıldı ama asıl noktası henüz olmadı. O olduğu anda zaten şu andaki F16’ların taşıdığı bombaları taşıma kabiliyetine sahip. Bu seneki TEKNOFEST’te 2 buçuk milyon genç, akın etti. Şimdi gençler, dikkat edin. Acaba bu ülkede muhalefet niçin Baykar’a saldırıyor? Akıncı’dan Kızılelma’ya, Togg’dan Anka’ya nice ürünümüz görücüye çıktı acaba bunlar niçin hazmedemiyorlar da saldırıyorlar?” dedi.

“HOCAMIZ DEVRİM OTOSUNU YAPTI, BİZ DE DEVRİN OTOSUNU YAPTIK”Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Erbakan hocamızın da yaptığı devrim otosuna böyle saldırdılar. Hocamız devrim otosunu yaptı biz de devrin otosunu yaptık. Şimdi, devrin otosuna saldıramıyorlar, söyleyecek yanları kalmadı. Ne yaparsanız yapın, başaramayacaksınız dedik. Her yaştan gencimiz inandıkları, çalıştıkları ve hayal ettikleri zaman neleri başarabileceklerini görmüş oldular. Hemen hepsi son teknoloji harikası ürünlerin önünden her geçtiklerinde ülkelerine inandılar, başarabileceklerine inandılar, özgüven kazandılar. TEKNOFEST’e giden tüm gençlerimizin ufuklarıyla birlikte, dünyaya bakış açılarının kökten değiştiğini görüyoruz. Özellikle yıllarca bu ülkenin evlatlarını psikolojik esarete mahkum edenlerin zihinlere vurduğu zincirler tek tek parçalanmaktadır. Başkalarına özenmek yerine çalışırsam ben de yapabilirim diyen her gencimiz istikbalimiz adına, çok büyük bir kazanımdır. Yabancılara hayranlıkla bakmak yerine inanırsam ben de başarabilirim şuuruna sahip her gencimiz geleceğimize tutulmuş bir fenerdir. Sosyal medyanın dehlizlerinden küresel kültürün boyunduruğundan kurtardığımız her gencimiz aydınlık yarınlarımızın müjdecisidir. Türkiye Gençlik Sivil Toplum Kuruluşları Platformu’nda güç birliği yapan kuruluşlarımızın çalışmalarına bu zaviyeden bakıyoruz. Sizler de faaliyetlerinizle gençlerimizin kökleriyle bağlarını korumalarına yardımcı oluyorsunuz. TEKNOFEST gençliğinin yetişmesine sizler de katkı sağlıyorsunuz. Türkiye’nin geleceğine, şekillenmesine sizler de destek veriyorsunuz” şeklinde konuştu.

“AK PARTİ’NİN İÇİNE LGBT SIZAMAZ”Cumhurbaşkanı Erdoğan, “TEKNOFEST’e saldıranlarla gönüllü kuruluşlarımızı hedef alanların aynı çevreler olması elbette tesadüf değildir. Atatürk Havalimanı’nı Amerikalı şirketlere peşkeş çekmek isteyenler sizlerin faaliyetlerinden de rahatsızlık duyanlardır. FETO’cu bölücülerle kol kola girmekten çekinmeyenlerle, meclis kürsüsünden derneklerimizi tehdit edenler aynı kesimlerdir. Şimdi, LGBT gibi sapkın yapılara destek verenlerle, sizlere iftira atanlar aynı kaynaktan beslenmektedir.  Burada, açık konuşmak zorundayım. Bu CHP LGBT’cidir. Bu İYİ Parti LGBT’cidir. Onlarla beraber yol yürüyenler, bunlara hayır diyemediklerine göre onlar da LGBT’cidir. AK Parti’nin içine LGBT sızamaz. MHP’ye sızamaz. Cumhur İttifakı’na LGBT sızamaz. Çünkü biz, aile kurumunun kutsiyetine inanıyoruz. Eğer güçlü aileler olmazsa, güçlü millet olamazsınız. Biz de gücümüzü buradan alıyoruz. Anayasa değişikliği teklifimizi biliyorsunuz, gönderdik. Seçim süreci başlayınca adımı atamadım. Allah nasip ederse seçimden sonra hedefimiz bu değişikliği yapmaktır. Ağızlarını her açtıklarında gençlerimize karamsarlık zerk edenlerle, vakıf ve derneklerimizi dillerinden düşürmeyenler aynı zihin dünyasına sahiptir. Bunlar demokrasinin, milli iradenin, milletin değerlerinin düşmanıdır. Bunlar sadece sivil siyasetin değildir, sivil toplumun da hasmıdır. Bunlar batının ve küresel sermayenin içimizdeki gönüllü lejyonerleridir. Biz son 21 yıldır işte bunlarla ve arkasındaki güçlerle mücadele ettik. Sırtını vesayete, marjinallere, küresel odaklara yaslayanların baskılarına asla ve asla boyun eğmedik. Sivil toplum kuruluşlarımızın alçakça tehditlerle korkutulmasına, zorbalıkla yıldırılmasına, itibar suikastleriyle sindirilmesine müsaade etmedik. Hak bildiğimiz yoldan sapmadan, ülkemiz, milletimiz ve gençlerimiz için en doğrusunu yapmaya çalıştık. Azimle, cesaretle, kararlılıkla yürüdük. İnşallah önümüzdeki dönemde durmak yok, yola devam diyerek aşkla çalışmayı sürdüreceğiz. Bunu da sizlerle birlikte gerçekleştireceğiz, sizlerin gayretleri, çalışmalarıyla gelecekte daha büyük çalışmalara imza atacağız” ifadelerini kullandı.

“SEN PUTİN’E SALDIRINCA BUNA EYVALLAH ETMEM”Cumhurbaşkanı Erdoğan, “14 Mayıs’ta ülke tarihimizin en kritik seçimlerinden birini yapacağız. Bu seçimlerin önemini özellikle yurt dışından gelen açıklamalarla, dergi kapaklarından verilen mesajlarda herhalde çok net biçimde görüyorsunuz. Ne diyorlar? Erdoğansız bir Türkiye. Yahu, Erdoğan size ne yaptı? Ha, Erdoğan bunlara bir şey yaptı. Şimdi, Bay Bay Kemal, Sayın Putin’e saldırıyor. Rusya’ya saldırıyor. Kılıçdaroğlu, Biden Erdoğan’ın yenilmesi lazım kaydını düştü. Kayıtlarda var. Ama sen acizsin. Zavallısın. Çünkü Biden böyle söylediği zaman ben ‘Biden niye böyle söyledi’ demedim. Halbuki ben Biden’ı senden çok daha önce tanıyordum. Ailece görüşmelerimiz de vardı. Ama sen Putin’e saldırınca kusura bakma buna ben de eyvallah etmem. Çünkü Rusya’yla olan bizim münasebetlerimiz şu anda Amerika’yla olan münasebetlerimizden geri değil. Dış ticaret hacmine baktığımız zaman onunla olan dış ticaret hacmimiz Amerika’dan daha fazla ama Bay Bay Kemal sen devlet yönetimi nedir bilmezsin. Anlamazsın. Biz dünyanın dört bir yanıyla görüşürüz. Biz devlet yönetiminin ne olduğunu biliriz ama sen bunları öğreneceksin. Fakat o fırsat da gelmeyecek sana. Yanındakiler sana bir fayda getirmez. İşte yanındakilerden bir tanesi. Benim bir zamanlar ekonomiyle ilgili bakanımdı. Davos’tayız. Davosta, IMF başkanıyla görüşüyoruz. IMF Başkanı’na dedim ki, Türkiye’den 23 buçuk milyar dolar alacağınız var, paranızı tahsil ediyor musunuz? Ediyoruz. Vakti saati gelince alıyor musunuz? Paranı al, ama Türkiye’nin başbakanı benim, Türkiye’nin siyasetine karışamazsın. O zaman başbakanım baktım ki Bebecan kızardı, bozardı. Niye kızardı bozardı anlamadım. Herhalde IMF’in başkanına tersleyince rahatsız oldu. 2013 yılına kadar IMF ile bu süreç devam etti. 2013’te 23 buçuk milyarın tamamını ödedik, IMF’le ilişkimizi bitirdik. Onlar otellerin, lobilerinde sözcüsü CHP’nin, bunun yanında bir de Merkez Bankası’nın bir ara başkanlığını yapan zat, ikisi birlikte IMF temsilcileriyle görüşme yaptılar. Bize de tavsiyede bulunuyorlar IMF’ten yardım alın diye. Bizim o iş bitti. Böyle bir şey söz konusu değil dedik, kestik attık. 10 yıldır bizim IMF’le bir ilişkimiz yok. O dönem Merkez Bankamızın döviz rezervi de 27 buçuk milyar dolardı. Şimdi yanılmıyorsam 115 milyar dolar civarında. Başbakanlığım dönemimde bir ara Merkez Bankamızın döviz rezervi 135 milyar dolara kadar çıktı. Gene olacak. Biz buna inanıyoruz. Bu konuda güçlüyüz. Bundan sonra da bunu ispatlayacağız ama böyle Londra’nın tefecilerinden, esrar, eroin kaçakçılarından 300 milyar dolar gelecekmiş beyefendiye, onunla Türkiye’yi ayağa kaldıracakmış. Batı medyası ne yaptı, işi gücü bıraktı. Kendi seçimleriyle ilgilenmedikleri kadar maşallah bizim seçimlerimizle ilgilenmeye başladılar. Ne kadar da seviyorlar bizi. İş öyle çığırından çıktı ki, basın etik ilkeleri namına ne varsa hepsi ayaklar altına alındı. Millete parmak sallamak, milli iradeyi tehdit etmek dahil her türlü kepazeliği sergiliyorlar. Türk siyaseti daha önce belki de hiç tecrübe etmediği çirkinliklerle insanın yüzünü kızartan çirkefliklerle buna şahit oluyor” dedi.

“SÖZDE İLERİ DEMOKRASİ ÖZDE İSE FAŞİZMİN EN İLKEL HALİ VAR”Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Terör örgütü ele başları her gün yaptıkları açıklamalarla bize ve ittifakımıza saldırırken, birileri için alenen oy istiyorlar. FETÖ’cüler, Bay Bay Kemal ve ortaklarının reklam ajansına döndü bunlar. Ülkemiz siyasetine bulaştırdıkları tüm pisliklerin kapağını tekrar açtılar. Haysiyet cellatlığından kaset kumpaslarına ne kadar insanlık dışı, ahlak dışı, İslam dışı yöntem varsa hepsini devreye aldılar. İnsanların canına kastetmek dahil, her yola başvuruyorlar. Toplumun sinir uçlarıyla oynamak dahil, tüm tuşlara basıyorlar. Millete güya demokrasi ve barış dersi veriyorlar. Ama daha düne kadar yere göğe sığdıramadıkları adaylarına 3 gün masayı terk etti diye ittifak ortaklarına her türlü hakareti edebiliyorlar. Öyle gözleri dönmüş durumda ki, bırakın kendilerine itiraz edilmesini farklı bir ses duymak bile istemiyorlar. Ortaklarından siyasetçisine, gazetecisinden sporcusuna, bürokratından sokaktaki vatandaşına önlerine çıkan herkese baskı kuruyorlar, tehdit ediyorlar, şantaj yapıyorlar. Sorsan bunlardan demokratı, özgürlükçüsü yok. Sorsan baharı getirecekler, barışı getirecekler. Milleti kucaklaştıracaklar. Sorsan kimsenin işine, aşına, inancına, hayat tarzına karışmayacaklar. ya bu ülkede, evlatlarımız dahil, kızlarımızın üniversite kapılarında başörtülerinden dolayı çektiği çileleri Bay Bay Kemal, bize mi anlatacaksın? Anayasa mahkemesine varıncaya kadar sizler neler yapmadınız ki ya? Sorsan herkesin teminatı olacaklar ama uygulamada, pratikte bambaşka bir manzara var. Ben kızımı İstanbul’dan alıp, başka bir şehre göndermek zorunda kaldım. Niye, sadece başörtüsünden dolayı. Bunları yaşadık biz. Bu çileleri çektik. Siz kimi aldatıyorsunuz ya? Üniversite kapısında malum odalarda, başörtüsünü çıkartıp içeriye aldıklarınız senin başkan yardımcın değil miydi? Bunları hep yaşattınız. Lafa gelince dürüstlük, gerçekte yalanın ve iftiranın dibi var. Lafa gelince ahlak dersi vermek, gerçekte insanları linç etmek var. Sözde ileri demokrasi var, özde ise faşizmin en ilkel hali var. İkna odalarını unutmuyoruz Bay Bay Kemal. Seçim döneminde söz ile öz arasındaki büyük farkı hepimiz gördük. CHP zihniyetinin milletimize nasıl karanlık bir gelecek vadettiğine hep beraber şahit olduk. Bunların yönettiği Türkiye’nin fragmanını geçtiğimiz 2 ay içinde 85 milyon olarak hep birlikte izledik” diye konuştu.

“DERDİMİZ TÜRKİYE’Yİ BÜYÜTMEK

Erdoğan, “Bahar, barış, adalet kavramları arkasına saklanan dikta heveslerini bizzat kendi gözlerimizle gördük. Sadece biz değil, hangi siyasi partiye gönül verirse versin, 85 milyonun tamamı bu rezillikleri gördü, takip etti. Dünya görüşü farklı olsa da ülkesini ve milletini seven hiçbir vatandaşımın yaşananları tasvip etmediğini çok iyi biliyorum. Siz gençlerimizin de maskelerin gerisindeki karanlık yüzleri, asıl niyetleri deşifre ettiğine inanıyorum. Sizlerden 14 Mayıs’ta hem kendi geleceğinize hem de ülkenizin geleceğine sahip çıkmanızı istiyorum. Sizlerden özellikle sandıklara sahip çıkmanızı istirham ediyorum. Sevgili gençler, ne 40 yıllık siyasi hayatımızda, ne de 21 yıllık iktidarlarımız döneminde biz asla bunlar gibi davranmadık. Kimsenin hayat tarzına, yaşam biçimine müdahale etmedik. Ne kadar aykırı olursa olsun, hiçbir düşünceyi yasaklamadık. İtibar suikastleriyle rakiplerimizi tasviye etme yoluna gitmedik. İktidara giden yolu terör örgütleriyle gizli iş birliklerinde aramadık. Kandil’den gelen talimata göre hareket edenlerle beraber olmadık. Biz, rabbimizin emri neyse ona uyduk. Milletimizle beraber bu yolda yürüdük. Milletimize karşı hep dürüst olduk, şeffaf olduk, harbi ve hasbi olduk. Toplumun tüm kesimlerinin hak ve özgürlük alanlarını genişlettik. Bizden önce bu ülkede başörtüsü, kılık kıyafet yasakları vardı kaldırdık. İmam Hatiplere ve meslek liselerine adaletsizlik yapılıyordu sonlandırdık. İnsanlar inançlarını özgürce yaşayamıyorlardı, değiştirdik. Terör örgütleri vatandaşlarımıza nefes aldırmıyordu, başlarını ezdik. Cudi’de inlerine girdik. Gabar’da inlerine girdik. Şu anda güneydoğuda, doğuda vatandaşlarımız özgürce yaşayabiliyorsa bizim sayemizde. Demokrasimiz, ağır aksak zor yürüyordu güçlendirdik. Devlet vatandaşına tepeden bakıyordu yeni bir anlayış ikame ettik. Yabancı ülkeler sürekli bize ayar veriyor, yön çiziyordu dur dedik. Bunların dışında her alanda ülkemizi 21 yıl öncesine göre daha özgür daha müreffeh, ekonomik olarak daha güçlü bir konuma getirdik. Evet, şu anda 3 bin 600 dolardan kişi başı milli geliri 10 bin 600 dolara yükselttik. 2002’den beri sadece hizmet siyaseti yaptık. Şimdi derdimiz Türkiye’yi büyütmek ama bunu siz gençlerimizle beraber yapacağız. Gençler, hep birlikte ayağa kalkalım. Gümbür gümbür ifadelerimizi kullanalım. 14 Mayıs’ta durmak yok, yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta doğru adımlarla yola devam diyor muyuz? 14 Mayıs’ta Türkiye Yüzyılı için hemen şimdi diyor muyuz? Rabbim sizlerden razı olsun, yolumuz açık olsun. Pazar akşamı inşallah bu gönül birlikteliğini birlikte yaşayalım” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir