Otizm tanısı alan çocuk sayısı her yıl artıyor

İlgi Otizm Derneği Başkanı Keiko Belir Yarar, otizm spektrum bozukluğunun, doğuştan gelen, ilk üç yılda ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden karmaşık bir nöro-gelişimsel yetersizlik olarak tanımlandığını söyledi.

Otizmin tek tipi olmadığı gibi, sadece bir nedenden de kaynaklanmadığını belirten Yarar, “Neyin neden olduğu bilinmemekle birlikte genetik temelli olduğuna ilişkin bulgular vardır ve araştırmalar çevresel faktörlerin de genetik altyapısı oluşmuş bireylerde otizm riskini arttırdığını göstermektedir.” bilgisini paylaştı.

Yarar, otizmin çocuğun iletişimini, sosyal etkileşim şeklini ve çevreye uygun cevap verme biçimini etkilediğini, çocukla uygun iletişim ve etkileşim köprüsü kurulamadığında kendi içinde kısır döngüye girmesine, çevreyle etkileşimini ve algısını sınırlandırmasına neden olduğunu anlattı.

Otizmin bir hastalık olarak tanımlanmadığını vurgulayan Yarar, otistiklerde zeka geriliği gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, bu kişilerin diğer sağlıklı yaşıtları gibi aynı zeka seviyesine sahip olduklarını dile getirdi.

Yarar, otizm tanısı alan kişi sayısının azımsanmayacak düzeyde olduğuna işaret ederek şu bilgileri verdi: “Her yıl ABD’de düzenli olarak açıklanan Hastalık Koruma ve Önleme Merkezinin son verilerine göre, 1970’de her 2 bin 500 çocuktan biri, 1995’te bin çocuktan biri, 1999’da her 500 çocuktan biri, 2000’de her 250 çocuktan biri, 2002’de her 150 çocuktan biri, 2004’te her 125 çocuktan biri, 2006’da her 110 çocuktan biri, 2008’de her 88 çocuktan biri, 2014 ve 2016’da her 68 çocuktan biri, 2018’de her 59 çocuktan biri, 2020’de her 54 kişiden biri ve 2021 yılında her 44 çocuktan biri otizm tanısı aldı.”

Tanı alan çocuk sayısının her yıl katlanarak artmasının endişe verici olduğu değerlendirmesinde bulunan Yarar, “Pandemi koşulları da göz önüne alındığında gelecek yıllarda otizmin ani artışının kaçınılmazlığı ortadadır. Çünkü, bu süreçte bulaş riski nedeniyle aileler hastaneye başvurmamış olabilir.” dedi.

Yarar, otizm tanısı aldıktan sonra ebeveynlerin kabullenme sürecini en kısa sürede atlatmasının çocuğun geleceği için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Belirtilere karşı ailelerin duyarlı olması ve vakit kaybetmeden ilgili merkezlere başvurması gerektiğinin altını çizen Yarar, “Erken tanı, çocuğun gelişimine olumlu katkı sağlamakta ve yaşam kalitesini artırmaktadır. Uzmanlar tarafından çocuğun ihtiyacına göre düzenlenmiş, bilimsel temelli, olumlu etkisi ispatlanmış yöntemlerle eğitime başlanılmasının, çocuğun sosyal hayata dönüşü ve ileriki yaşlarda olağan gelişim gösteren akranlarına yaklaşması için çok değerlidir.” diye konuştu.

Tanı konulduktan sonra aile bireylerine ve çocuğa yönelik psiko-sosyal destek ve farkındalık eğitimlerinin önemli olduğunu ifade eden Yarar, dernek olarak da 1992 yılında bünyesinde kurulan İlgi Özel Eğitim Merkezi’nde tanılanmış ancak maddi yetersizlikler sebebiyle ihtiyacı olan eğitimi alamayan otizmlilere burs fonu sağlayarak, çocuklara ve ailelere destek verdiklerini bildirdi.

Yarar’ın verdiği bilgiye göre, otizm, bebeğin akranlarından farklı davranışlar sergilemesiyle fark edilebilir.

Altı ayı geçmiş bir bebeğin başkalarına gülümsememesi, dokuz ayı geçmiş bebeğin başkalarının ses ya da mimiklerine karşılık olarak jest ve mimik göstermemesi halinde otizm araştırılmalı.

Bir yaşı geçtiği halde algılamama, parmakla bir şeyi işaret etmeme ya da bay-bay gibi jestleri yapmaması, bir buçuk yaşı geçtiği halde tek bir sözcük söylememesi, iki yaşı geçtiği halde iki sözcüklük basit anlamlı cümleler kurmaması da erken çocukluk döneminde otizm şüphesi için yeterli.

Hangi ayda olursa olsun dil gelişiminde ya da sosyal gelişim düzeyinde geriye dönük değişim yaşanması, daha önce tepki verdiği şeylere artık tepki vermiyor olması ya da söyleyebildiği sözcükleri artık söylemiyor olması, ismi söylendiğinde ismine tepki vermemesi, göz teması kurmaktan kaçınması durumlarından herhangi birinde mutlaka bir uzman görüşüne başvurulmalı.

Related Posts

Eczacılar, ‘Yaşayabilmek için bu kararı aldık’ diyerek ülke genelinde iş bırakacaklar

Eczacıların kârlılık oranlarını belirleyen ilaç fiyat kararnamesinde temmuzda yapılan güncelleme, bu oranı düzgünleştirmeye yetmedi. 100 liraya …

Şeftali yedikten 2 saat sonra ortaya çıkıyor! İlk belirtisi kaşınma ve şişme

Meyve alerjileri nadir görülmekle birlikte bunlar içerisinde şeftali alerjisi en sık bilinendir. Genellikle şeftali tükettikten hemen sonra ilk 2 …

Dr. Öztürk: Yüksek kolesterol her 3 bireyden 1’ini etkilese de gereğince tanınmıyor

Çevresel faktörlerin ve beslenme tercihlerinin kolesterole neden olabildiğini belirten  İç Hastalıkları uzmanı Dr. Mehmet Akif Öztürk …

Covid-19 hadiseleri dünyada ve Türkiye’de tekrar artıyor: Salgın nereye gidiyor?

Getty Images Global çapta uzmanlar, pandemide yeni bir dalganın yaşanıyor olabileceğini belirtiyor ve Covid-19 ile uğraşın şimdi sona ermediği …

Uzmanından su tüketimi uyarısı: Hayati değer taşıyor

Dünya Sıhhat Örgütü’nün bilhassa bayanların günde en az 14 bardak su içmesi gerektiğine vurgu yaptığına dikkat çeken, kâfi ve sistemli ölçüde su …

Ayak Tırnağı Mantarından Kurtulmanın En Kolay Yolu! İşte Ayak Tırnağı Mantarı İçin En Tesirli Doğal Usul

Bu mantar enfeksiyonu, bir ayak tırnağının (veya birkaçının) renk değişikliği ile karakterize edilir. Ayak tırnağı sarıya yahut kahverengiye …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.